Kayıtlar

DİL VE KONUŞMA EGZERSİZLERİ DİL HAREKETLERİ:Ø Dili dışarı çıkarmakØ Dili dudakların sağına soluna değdirmekØ Dili dışarı içeri çekmekØ Dili buruna doğru sokmakØ Dili çeneye doğru çıkarmakØ Dilin ucunu alt-üst dişlerle ısırmakØ Dil ile dudakları yalama.(yuvarlayarak)Ø Dili üst ön dişlere değdirmeØ Dili şıklatma (dil ile üst damağa vurup alt damağa çekerek ses çıkarma)Ø Dil ucunu üst dişlerden en aşağıdaki ve en soldakine değdirmeØ Dil ucunu alt dişlerden en sağdaki ve en soldaki üzerine değdirmeØ Dili ağız içinde (u) biçiminde kıvırma (yanlarda)Ø Dil ile dudakları ıslatmaDUDAK HAREKETLERİØ Dudakları yanlara doğru(alt-üst)çekerek dişleri bitişik vaziyette göstermeØ Üst dişleri göstermeØ Alt dişleri göstermeØ Üst dudağı ısırmaØ Alt dudağı ısırmaØ İki dudağı da ağız içine almakØ Alt dudağı dışa döndürmekØ U sesi çıkarır gibi dudakları öne uzatmakØ Dudakları birbiriyle içe doğru s...
DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR SEMBOL PEKİŞTİREÇ SİSTEMİ UYGULAMASI: Tablolar tüm çocukların her zaman görebilecekleri en uygun yerlere asılır. Kural tablosu asıldığı yerden alınır ve çocuklara gösterilir. " Bakın çocuklar bu tabloda sınıf kurallarımız yazıyor, neydi sınıf kurallarımız hadi hatırlayalım" denir. Sınıf kuralları, tablodaki resimlere dikkat çekilerek ve her bir çocuğun önünde; resim, parmakla işaret edilerek çocuklara açıklanır. Kurallara uygun el hareketleri yapılır. Örneğin "bir şey almak istediğinde yada bir şey söylemek istediğinde parmak kaldırarak izin isteme " kuralı açıklanırken tablo üzerinde kuralla ilgili resim bir parmakla işaret edilirken diğer eliyle de öğretmen parmak kaldırır, sonra da çocuklara "Hadi şimdide siz parmak kaldırın bakalım kim daha yukarı kaldıracak" diyerek parmak kaldırmalarını ister. Uygun parmak kaldıranları " Aferin ..... çok güzel parmak kaldırıyorsun. Bakın çocuklar .... çok güzel parmak kaldırıyor. Bakalım kimle...
ELEŞTİRİ TUZAĞI Kırk sekiz kişilik birinci sınıfta öğrenciler okumayı öğrenmektedir. Sınıfta, her birinde sekiz öğrencinin bulunduğu altı grup oluşturulmuştur. Öğretmen küçük grupta okuma öğretirken, diğer öğrencilerden sıralarında ödevlerini yapmalarını istemiştir. İki gözlemci, sırasını terk eden öğrencilerin ne kadar süreyle sıralarından ayrıldıklarını, on saniyelik gözlem aralıklarına göre düzenlenmiş kayıt çizelgelerini kullanarak, yirmi dakika süreyle kaydetmişlerdir. Ayrıca gözlemciler, öğretmenlerin öğrencilerine hangi sıklıkla yerinize oturun ya da yerinize geçin dediğini de, kağıt üzerinde işaretleyerek yirmi dakikalık süreyle kayıt etmişlerdir. Gözlemler, altı günlük başlama düzeyi döneminde üç öğrencinin dikkati çekecek düzeyde sıralarından ayrıldıklarını göstermiştir. Öğretmen de yirmi dakikalık gözlem süresince, öğrencilerden yedi kez yerlerine oturmalarını istemiştir. Gözlemciler, öğretmenden “yerine otur” yönergesini daha sık tekrarlamasını istemişlerdir. Öğretmenin, öğ...
Down Sendromlu Çocuktan Mesaj Yüzüm farklı olabilir ama duygularım aynı Güler ve ağlarım Ve ilerlemelerimden sizin gibi Ben de kıvanç duyarım. Bu dünyaya ve aranıza Sevgi öğretmeye gönderildim. İnsan yapması ölçülere vurmayın beni; Onlar hesaplayamaz benim zenginliklerimi. Ben de dünyaya sizin gibi Aynı şeyleri öğrenmeye geldim; Sevginin içten geldiğini, Hepimize kabullenip sarılmak için Bir yaşam verildiğini…. Ben de sizin gibi amacıma gidiyorum Görün tek farkım Adımlarımın yavaşlığından belirlendiğini . VE Sizinle yan yana gidemezsem de Kaçırmayın beni tanıma fırsatını!... Sevgili Arkadaşımız Gaye İŞLER' e katkılarından dolayı sonsuz teşekkürlerimizle....

Otistik Bireylerde Eğitim

Otistik bireylerde öğretim sırasında çok fazla yönerge verilmesinden kaçınmalıyız. tek kelimeli ve kısa yönergelerle bireye öğretim yapılmalıdır.pekiştireç "tabiki en büyük silahımız" bunu kesinlikle unutmamalı ve hemen olumlu davranışın arkasından vermeye özen gösterelim. istikrar ve kararlılık sayesinde verilen eğitimin kısa sürede iyi sonuç verdiğini göreceksiniz.ancak öğretime başlamdan önce öğretim sonucunu önceden kestirmeliyiz. kazanılmış davranışları değiştirmek yeniden davranış kazandırmaktan çok daha zordur. Otistik bireylerde yanlış yapmaya izin vermemek o davranışın kazanılmasını hızlandırmaktadır. çok fazla yönerge ve ipucu vermeden tek bir yönerge ile öğrencini yapması istenir ve yapmadığı takdirde direk TFY ile yapması sağlanır. daha sonradan ipucunun geri çekilmesi yoluna gidilir. dikkat edilmesi gereken husus bireyi ipucu bağımlısı haline getirmemektir.mümkün olduğunca hızlı bir şekilde ipuçları geri çekilerek bireyin beceriyi bağımsız yapması sağlanmalıdır.
RETT SENDROMU Rett Sendromu, dünyada çeşitli ırklarda ve etnik gruplarda, özellikle kız çocuklarında görülen nörolojik bir rahatsızlıktır. Bu sendromun, erkeklerde de görülebileceği bilinmektedir, fakat erkeklerde genellikle, düşük yapma, doğum anında ölüm veya anne karnında erken ölüm gibi durumlarla sonuçlanmaktadır. RS, ilk defa Dr. Andreas Rett tarafından tanımlanmış, Dr. Bengt Hagberg ve çalışma arkadaşları tarafından 1983 yılında yayınlanan raporla, bir hastalık olarak dünya çapında tanınmıştır. RS’li çocuklar, 6-18 aylık olana kadar normal veya normale yakın bir gelişim gösterirler. Bu süreden sonra çocuk, geçici durgunluk veya gerileme sürecine girer, iletişim kurma becerisini yitirir ve ellerini bir dilek dilermişçesine birbirine kenetler. Hemen ardından stereotipik el hareketleri, yürüyüş bozuklukları ve kafa gelişiminde gözle görülebilir bir yavaşlama ortaya çıkar. Nöbet geçirme, uyanıkken düzensiz soluk alıp verme gibi problemler de karşılaşılabilinir. Rett Sendromu(RS) hak...
Asperger Sendromu Asperger Sendromu, çocukluk çağında ortaya çıkan genetik geçişli bir sorundur. Sendromun ana belirtisi aşırı içe kapanıklık durumudur. Tekrarlayıcı davranışlar, tekdüze bir konuşma, belli bir konuya abartılı ilgi diğer önemli belirtilerdir. Hastalık, 3-4 yaşlarından sonra yavaş yavaş belli olmaya başlar. Çocuklar genellikle 3-4 yaşına kadar yaşıtları gibi davranıp, hareket ederler. Erkek çocuklarında daha sık görülür. Aspergerli çocuklarla ilgili en büyük tereddüt her içe kapanık, sosyal iletişimi zayıf, çocuğun bu sendroma dahil edilmesidir. Çünkü ailenin aşırı korumacılığı, aşırı eleştiri sonucu ortaya çıkan güvensizlik ve buna bağlı sosyal iletişimde başarısızlık asperger sendromu olarak değerlendirilebilir. Asperger sendromu otizm içinde çok fonksiyonlu, en fazla yüz güldüren bir spekturumda değerlendirilir. Asperger sendromuna sahip olan çocuklarda aşırı içe kapanıklık durumu ana belirtidir. Hastalığın diğer karakteristik özellikleri şöyle sıralanabilir: Bu çocuk...